The Leftovers | İnceleme

Buram buram bunaldığımız bu yaz ayları The Leftovers dizisi gibi aslında HBO’nun dramalarını kaldıracak ortama sahip değil. Hele bir de pilot bölümü 1 saat 22 dakika olunca…

Tom Perrotta‘nın aynı isimli romanından uyarlanan The Leftovers bilinmeyen bir nedenden dolayı birden bire ortadan kaybolan milyonlarca insan ve onların geride bıraktığı aileleri ve yakınlarını konu ediniyor.

Tüm Dünya genelinde nüfusun çok ciddi bir rakamının sırra kadem bastığı olayın ardından 3 yıl geçer. İnsanların kimi yaralarını sarma derdindeyken kimisi geçmişinden kurtulamaz. Geçen üç yıl bir sürü aileyi darmadağın etmiş ve mutluluğu insanlığa unutturmuştur.

Küçük bir kasabada polis şefi olan Kevin Garvey bu elim olaydan sonra kızıyla birlikte hayata devam etmektedir. Diğer çoğu ailedeki gibi aile fertlerini kaybetmemiştir ancak oğlu bu olaylardan bir gruba, eşi ise konuşmayan ve kendilerini günahkarlar olarak addeden bir tarikata üye olur. Depresif kızı Jill ile birlikte hayatı rayına koymak ve olayları anlamlandırmak o kadar da kolay olmayacaktır.

HBO kanalı dizi kalitesindeki başarısını tüm dünyaya kanıtlamış bir kanal. Sürekli olarak kaliteli projelere onay veriyor, izleyici memnuniyetinin yanında büyük prestij de sağlıyor. Yıllardır kanalın birçok projesini izlemiş biri olarak açıkçası The Leftovers dizisi birinci bölüm itibariyle bana biraz yavan geldi. Elbette ki her karakter kendi içerisinde birçok gizemi barındırıyor ve elbette ki HBO yapımları anlatım dili olarak dizi standartlarının çok dışında hareket eder. Bu kimi zaman bizi dizi izlerken dizileri güzelce sindirmemizi sağlarken kimi zaman da sıkılmamıza neden oluyor.

Tabii işin bir de isim boyutu var.

Damon Lindelof Lost’un senaristiydi ve kalemiyle izleyicilere soluksuz vakitler yaşattı. Ki dizinin ilk bölümündeki gidişat yine bizi bol gizemli bölümlerin bu diziye de sirayet edeceğini gösteriyor. Bunun yanında dizinin yönetmeni Peter Berg. Tüm parametreleriyle dizinin kendi çıtasının çokça üstüne çıktığını görüyoruz.

Yabancı dizi tavsiyelerime ekleyeceğim bir dizi olacak The Leftovers ancak diziyi eş zamanlı olarak takip etmeyi düşünmüyorum zira havalar sıcak, dizi listemde yeteri kadar depresif diziler var. Sakin kafayla sindire sindire bir sonbahar akşamı izlemeyi yeğlerim.

Bu Dizilere Bakmadın Mı ?

Yusuf

Oz'la başlayan yabancı dizi bağımlılığı Six Feet Under, Rome, Prison Break ile devam etti. Yeni dizileri gördükçe geçmişi yâd etmekten kendini alamasa da hem kendisi hem de sizler için iyiyi bulma gayretiyle kendini paralıyor. Bu aralar House of Cards, Game of Thrones izliyor. Yakında pilot bölüm izlemekten ölecek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir